9 Haziran 2010 Çarşamba

yıkılan binanın gölgesi kalır. mı?

bütün samimiyetimle söylüyorum
saat 2.45
şairane bir ananeden geliyoruz
saatin 3 ünün ne için uygun olduğunu düşünüyoruz
annemlerle babamlarla teyzemlerle ve halam
sadece altalta cümleler yokşa şiir değil haşa
ben bir şiir yazacağım. uf. sokağın bütün iniltisiyle şehirden kaçan gelinliğiyle sincap çığlıkları kaldırım sonu rögar ve hastane önü çınar. şiir resimlerle yazılır dendi ben bir resim arıyorum içinde annem de olacak. valla şerefsizim olacak. gerekirse okul bile olur. biraz lümpen muhaliflik. az biraz sevgi bile olur. şumüllü. şamil. şo. ayıpsıyorum kendimi saatime bakıyorum sokak boş ama kenardan yürüyorum. sorunun nerede olduğunu anlıyorum. ben st. petersburg un st. petersburg olduğu zamanları kaçırdım. şehrimden nehir geçmedi. su deposu taşardı ve biz heyecanlanırdık. evin 200 metre -önce yüz yazdım sonra sildim iki yüz yazdım ben kime neyi yazıyorum- ötesindeki göle gitmedik. gitsene çocuk değil misin anasını satayım. git bir mahalleli ol. dayak yemedim abi daha büyük bir travma var mı. çok delikanlı abiler var ya böyle sözünü sakınmayan. nasıl hayranım. dik duruyorlar işte stabiliteyi savunuyorlar daha da önemlisi yaşıyorlar. diyorum ki bu hayranlığım beni kurtarır mı. ne kadar eğri de olsam doğruluğa saygım sonsuz. ilkeliprensipli böyle düz ayak net. -bazen de dalgalanmayı savunmuyor muyum yaşamanın içini absurd doldurmuyor muyum sıkıcı demiyor muyum net adam sert olursan kırılırsın gençlik eğrilik güçsüzlük hayat belirtisidir ama neye güçsüzlük kime güçsüz tutarsızlık edebiyatla mı başladı nereye kadar yoliçi nereden sonra sapkın herkesin yoliçi kendine mi fıtrat deyip geçebilir miyim bana bunu bahşedin ya da bana biraz aşktan bahsedin onu da yapamazsanız kalbinizle buğzedin- mesela birisini övüyorlar diyorlar ki kafasında bir hedef var ve ondan taviz vermiyor. allah ım ben çok taviz veriyorum ben çok hata yapıyorum ben yolumu çok şaşırıyorum. bazı abiler var gazze ye gidiyorlar. gençliğime verilsin ben gidemiyorum. herkes in kendi gazzesi var. benim gazzemde çocuklarım ölüyor. durduramıyorum. ben sanırım kendimle evlenip balayıma gidiyorum.

2 yorum:

  1. şo stabil, 4 duvar, çakı gibi, sustalı ama dışarı yok tek içeri, şo stabil, yet incomplete.. dalgalı güzel de fırtına kötü,
    haddim olmayarak bahşettim kardeşim, fıtrat de, geçirmiyolar ki nereye diyolar adama, abi diyosun bi arkadaşlara bakıp çıkacaktım, allah utandırmasın, nerden baksan işimize gelmiyor. biz diyorum, tek değiliz diyorum da frekansın çok yüksek abi seni duyamıyorum. ben de galiba fazla alçak takılıyorum. alçak derken..
    ne desen üstüme alınıyorum, dayak yememişsin ya pişmanlık duyuyorum. şaka yapıyorum. rica etmişsin bahset diye, dedim ya üstüme alınıyorum, abi bir kız gördüm rüyamda, sarışın sevmem ama sapsarı, güzel de değil pek bi kere bakarsın, nası seviyo beni, ölüyo bildiğin, diyorum bayan ben yobaz, anca gülüyor, hoşuma gidiyor. evinin çatısında köpek dişli keçiler yavrulara saldırıyor, ama çok güzel görünüyor.
    uyandım,
    ben sabahları sinirli olurum, asık suratla sigaramı içerim, sana buğzedenin de ağzını kırarım.

    YanıtlaSil
  2. şo sen ne kadar güzel ve umursayan bir insansın. üzülme ciddiye alma üstüne alınma. yazı yazıyorum ben. böyle yaşamıyorum. yazı yazmamı teşvik eden de sendin hatırlarsan. yazmak güzel hissettiriyor ama güzel gözüksün diye yalan da söylüyorum. seni seviyorum. ciddiye alırsan utanırım yazamam. ben yarı ciddi olmak istiyorum. yorumlarını da bekliyorum.

    YanıtlaSil