24 Mayıs 2010 Pazartesi

günce

...sevgi' yle ilişkisinde, hikmet bütün zorluğun, bazı şeyleri öyle değil de böyle yapmamasından doğduğunu sanıyor; (orada onu söylemeseydim gibi). ya da bazı çatışmaların nedenini çok aptalca yanlışlarına bağlıyor. aklınca daha düzgün bir şeyler yapmaya, ilk yaptığının tersini yapmaya kalkıyor ve olmuyor. sonradan, hatırlarken, gene yanlış ümitlere kapıldığı, yanlış "games" ve "plays" oynadığı oluyor. bu arada sevgi ile ilgili gerçek olaylar, bu fantezileri yıkıyor. aslında iki insan arasında,-sevgi ile hikmet arasında- oldukları gibi olmaktan doğan bir çelişki bu. hikmet, sevgi' ye sığınıyor. teslim oluyor başlangıçta. fakat sevgi, böyle bir şey istemiyor; bir "insan" istiyor karşısında-...

oğuz atay - günlük

"tehlikeli oyunlar" üzerinde çalışırken.

23 Mayıs 2010 Pazar

annesinin kızlık soyadı: günce

...sonra hiç bir şey olmamış gibi kaldığım yerden yaşamaya devam ediyorum. başıma gelecek olayları yani yapmayı tasarladığım basit işleri gözönünde tutarak endişeleri, kuruntuları önümdeki olayın sonuna kadar erteliyorum. bugünlerde umutsuzluk var: boyumdan büyük işlere giriştim galiba. şimdi geri dönmesi de zor. bu yüzden görünüşte bir şeyler olmak için çabalıyorum. ne olursa olsun bana saygı göstermelerini istiyorum.

bana istisnasız herkes kızıyor; kafalarındaki "ben" i bozduğum için. ben onların hayallerinde tutarlıyım. belki kendi hayalimde de tutarlıyım. yaşarken bu iki tutarlılığın da dışındayım. her şeyle sırasında alay ettiğim halde kendimi gülünç durumlarda buluyorum. bu durumlar geçtikten E(t) kadar sonra kendimle de alay ediyorum. yalnız, artık hissediyorum ki, bunun sonu yok.

saatlerce hiç bir şey yapmadan evde oturuyorum; sonra , tam çıkarken, evde kalsaydım bir şeyler yapabilirdim.


Oğuz Atay-Günlük 1974

16 Mayıs 2010 Pazar

çok üzgün çözünüm

saatlerin geçmediği bir çağım var
bütün o çekingen iddialılığım
kurulmuş cümleleri sevemeyişim
sanrıdan beridir kokan.
içinden doğru doğurgan tevehhümlerimden sıyrıldığımda
akdeniz e indiğimde ya da
çelişik belirlenimler vücuda geliyor hayatım hakkında.
abiler, kollarıma geçirilen birşey var
dilim tutuluyor
ne zaman yerleştiği bilinmeyen bir insan var rahmimde.
anneme dönemiyorum
adım mühürlenmiş
kelimeleri büküp göğsüme sapladığımda
sancıdan kurtulur gibi olurdum
sökmek de
acıtıyormuş.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

güvercin adımlar

yaşama sanatındaki yetkinliğimi sorgular bulundum.
bir arkadaş buldu.
uçurumun kıyısında uçurtma olarak benliğimi uçurur.id.im.
kahve
yorgolu falan.
nasıl yani dedim
böylece yaşıyorsunuz.
yahu dedim, allah aşkına hiç mi dedim.
ne, dediler.
hiç mi yani, dedim.
hiç, dediler.
hiç

kelimenin tam anlamı

anne.
fırfır.
dal.
an.
dalaman.
delirsem sorumlu da olmam!
bi el atın be.