...sevgi' yle ilişkisinde, hikmet bütün zorluğun, bazı şeyleri öyle değil de böyle yapmamasından doğduğunu sanıyor; (orada onu söylemeseydim gibi). ya da bazı çatışmaların nedenini çok aptalca yanlışlarına bağlıyor. aklınca daha düzgün bir şeyler yapmaya, ilk yaptığının tersini yapmaya kalkıyor ve olmuyor. sonradan, hatırlarken, gene yanlış ümitlere kapıldığı, yanlış "games" ve "plays" oynadığı oluyor. bu arada sevgi ile ilgili gerçek olaylar, bu fantezileri yıkıyor. aslında iki insan arasında,-sevgi ile hikmet arasında- oldukları gibi olmaktan doğan bir çelişki bu. hikmet, sevgi' ye sığınıyor. teslim oluyor başlangıçta. fakat sevgi, böyle bir şey istemiyor; bir "insan" istiyor karşısında-...
oğuz atay - günlük
"tehlikeli oyunlar" üzerinde çalışırken.
24 Mayıs 2010 Pazartesi
23 Mayıs 2010 Pazar
annesinin kızlık soyadı: günce
...sonra hiç bir şey olmamış gibi kaldığım yerden yaşamaya devam ediyorum. başıma gelecek olayları yani yapmayı tasarladığım basit işleri gözönünde tutarak endişeleri, kuruntuları önümdeki olayın sonuna kadar erteliyorum. bugünlerde umutsuzluk var: boyumdan büyük işlere giriştim galiba. şimdi geri dönmesi de zor. bu yüzden görünüşte bir şeyler olmak için çabalıyorum. ne olursa olsun bana saygı göstermelerini istiyorum.
bana istisnasız herkes kızıyor; kafalarındaki "ben" i bozduğum için. ben onların hayallerinde tutarlıyım. belki kendi hayalimde de tutarlıyım. yaşarken bu iki tutarlılığın da dışındayım. her şeyle sırasında alay ettiğim halde kendimi gülünç durumlarda buluyorum. bu durumlar geçtikten E(t) kadar sonra kendimle de alay ediyorum. yalnız, artık hissediyorum ki, bunun sonu yok.
saatlerce hiç bir şey yapmadan evde oturuyorum; sonra , tam çıkarken, evde kalsaydım bir şeyler yapabilirdim.
Oğuz Atay-Günlük 1974
bana istisnasız herkes kızıyor; kafalarındaki "ben" i bozduğum için. ben onların hayallerinde tutarlıyım. belki kendi hayalimde de tutarlıyım. yaşarken bu iki tutarlılığın da dışındayım. her şeyle sırasında alay ettiğim halde kendimi gülünç durumlarda buluyorum. bu durumlar geçtikten E(t) kadar sonra kendimle de alay ediyorum. yalnız, artık hissediyorum ki, bunun sonu yok.
saatlerce hiç bir şey yapmadan evde oturuyorum; sonra , tam çıkarken, evde kalsaydım bir şeyler yapabilirdim.
Oğuz Atay-Günlük 1974
16 Mayıs 2010 Pazar
çok üzgün çözünüm
saatlerin geçmediği bir çağım var
bütün o çekingen iddialılığım
kurulmuş cümleleri sevemeyişim
sanrıdan beridir kokan.
içinden doğru doğurgan tevehhümlerimden sıyrıldığımda
akdeniz e indiğimde ya da
çelişik belirlenimler vücuda geliyor hayatım hakkında.
abiler, kollarıma geçirilen birşey var
dilim tutuluyor
ne zaman yerleştiği bilinmeyen bir insan var rahmimde.
anneme dönemiyorum
adım mühürlenmiş
kelimeleri büküp göğsüme sapladığımda
sancıdan kurtulur gibi olurdum
sökmek de
acıtıyormuş.
bütün o çekingen iddialılığım
kurulmuş cümleleri sevemeyişim
sanrıdan beridir kokan.
içinden doğru doğurgan tevehhümlerimden sıyrıldığımda
akdeniz e indiğimde ya da
çelişik belirlenimler vücuda geliyor hayatım hakkında.
abiler, kollarıma geçirilen birşey var
dilim tutuluyor
ne zaman yerleştiği bilinmeyen bir insan var rahmimde.
anneme dönemiyorum
adım mühürlenmiş
kelimeleri büküp göğsüme sapladığımda
sancıdan kurtulur gibi olurdum
sökmek de
acıtıyormuş.
10 Mayıs 2010 Pazartesi
güvercin adımlar
yaşama sanatındaki yetkinliğimi sorgular bulundum.
bir arkadaş buldu.
uçurumun kıyısında uçurtma olarak benliğimi uçurur.id.im.
kahve
yorgolu falan.
nasıl yani dedim
böylece yaşıyorsunuz.
yahu dedim, allah aşkına hiç mi dedim.
ne, dediler.
hiç mi yani, dedim.
hiç, dediler.
hiç
bir arkadaş buldu.
uçurumun kıyısında uçurtma olarak benliğimi uçurur.id.im.
kahve
yorgolu falan.
nasıl yani dedim
böylece yaşıyorsunuz.
yahu dedim, allah aşkına hiç mi dedim.
ne, dediler.
hiç mi yani, dedim.
hiç, dediler.
hiç
29 Nisan 2010 Perşembe
10 Nisan 2010 Cumartesi
bay muannit müntehir
hadi çözümleme. inciğine cinciğine. saçımın telini beyazlatan ırstan başlamak bir yandan da tırsmak, benim aile çok küçük biz bir sülalenin tepesiyiz aşağı pek bakmıyoruz bakmış olsam da küçükken bir dışsallaştır bir it önce sonradan kim bunlar. her zaman bilim, her zaman tanım. geçmişsizlik sanki özgürleştiriyor oysa ki başına buyruk olandan hayır gelir mi bilemiyor. nuclear family. kaçulan! ailem bu kadar. şimdi yanlarındayım çok selamları var.
hop akademi. evet bilmek. yöntemli, araçlı, bilme eylemi. egolar tavan, egolar nal. sosyologlar sahaya iniyor antropoloji sahaya çıkıyor sağ kanattan yükselen bir ses var evet trarih tarih geliyor geliyor evet çalım fak devam ediyor napıyor ulan gole koşuyor abi sahaya inmeli ben ahaya indim ben ivory ben takılmak istiyorum valla böyle çabalar bei nereye getirir anne ben oğuz annneeeeee ulan bazen çok sinirleniyorum modern bir cinnet gelip tepeme oturuyor onunla dertleşmek yanyana yananyannanyana . avrupa sesimi duyar mısın, bunlar benim nacizane ayak seslerim.
şimdi sıra en sevdiğim bölümde! gençlik! canına yandımının. gençlik benim için çok güzel birşey. mesela her bahar gençleşirim. dünyanın gençliğiyle kıştan kalma yaşlılığım çelişir sonra ben de dünyevileşirim. spor yaparım, zayıflarım, yüzüme bir renk gelir, teveccühleri kabul ederim "ne kadar da yakışıklı olmuşsun, yanındaki kız arkadaşın mı" hayır. evet, baharları yakışıklı olurum. hayat gelir yüzüme ya! böyle nasıl güzel olurum! parlacık! neye elimi atsam çiçekler açar, bazen toprağa bile dokunurum! elektrik! siktir git pezevenk.
şimdi de broad scope, big picture, to be able to see the all aspects of sth. i want sb. to do smth:
çok yoruldum. çok fazla yoruldum. yorgunluğum beni daha fazla yoruyor çünkü kendimi suçluyorum diyorum ki sen nasıl yoruldum dersin insanlar strict muscle work pick it up put it down pick it up put it down pick it up put it down yani demek istediğim çok yorgunum çok başım ağrıyor. ya o değil de nasıl sıçtım son paragrafta. gayet böyle kendime güzel bir ben kurmuş gidiyordum böyle tanıdıklarıma eheh bu çocuk da böyle az tanıdıklarıma vahvah bu çocuk ne böyle. tanımadıklarıııım. orda mısınız vule? sizin aranızda süper insanlar var biliyorum. yani eminim var. herkese çok selam. iyi günler.
hop akademi. evet bilmek. yöntemli, araçlı, bilme eylemi. egolar tavan, egolar nal. sosyologlar sahaya iniyor antropoloji sahaya çıkıyor sağ kanattan yükselen bir ses var evet trarih tarih geliyor geliyor evet çalım fak devam ediyor napıyor ulan gole koşuyor abi sahaya inmeli ben ahaya indim ben ivory ben takılmak istiyorum valla böyle çabalar bei nereye getirir anne ben oğuz annneeeeee ulan bazen çok sinirleniyorum modern bir cinnet gelip tepeme oturuyor onunla dertleşmek yanyana yananyannanyana . avrupa sesimi duyar mısın, bunlar benim nacizane ayak seslerim.
şimdi sıra en sevdiğim bölümde! gençlik! canına yandımının. gençlik benim için çok güzel birşey. mesela her bahar gençleşirim. dünyanın gençliğiyle kıştan kalma yaşlılığım çelişir sonra ben de dünyevileşirim. spor yaparım, zayıflarım, yüzüme bir renk gelir, teveccühleri kabul ederim "ne kadar da yakışıklı olmuşsun, yanındaki kız arkadaşın mı" hayır. evet, baharları yakışıklı olurum. hayat gelir yüzüme ya! böyle nasıl güzel olurum! parlacık! neye elimi atsam çiçekler açar, bazen toprağa bile dokunurum! elektrik! siktir git pezevenk.
şimdi de broad scope, big picture, to be able to see the all aspects of sth. i want sb. to do smth:
çok yoruldum. çok fazla yoruldum. yorgunluğum beni daha fazla yoruyor çünkü kendimi suçluyorum diyorum ki sen nasıl yoruldum dersin insanlar strict muscle work pick it up put it down pick it up put it down pick it up put it down yani demek istediğim çok yorgunum çok başım ağrıyor. ya o değil de nasıl sıçtım son paragrafta. gayet böyle kendime güzel bir ben kurmuş gidiyordum böyle tanıdıklarıma eheh bu çocuk da böyle az tanıdıklarıma vahvah bu çocuk ne böyle. tanımadıklarıııım. orda mısınız vule? sizin aranızda süper insanlar var biliyorum. yani eminim var. herkese çok selam. iyi günler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
